Sevgiliye “KARİKATÜR”

Sevgiliye, aşka karikatür bir gül yada karanfil yanında çerçeveli olarak sevgiliye vereceğiniz

en güzel çarpıcı heyecan verici hediye olur. Hayatın tadını süprizlerle coşturun sevgili deyince akla sadece “KADIN ve ERKEK ” gelmesin anne babada arkadaşta sevgilidir.

Şaşırtıcı olmak elinizde sevdiklerinizi şımartmak için harekete geçin bireysel yada toplu olarak karikatür siparişi verebilirsiniz. Yada etkinlik küçük çaplı büyük çaplı şenlik yapabilirsiniz. Karikatürcüyle iletişime geçin Lütfü Çakın 0 534 789 54 38 numaralı telefonu arayıp organizasyonu gerçekleştirebilirsiniz. örnek çizimler

İzmir’de bir etkinlik canlı performans 2017 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Nisa’ya sevgilerle
Bütün çocuklar güzeldir. 2017 23 Nisan
BURSA 23 nİSAN 2017
2017 Bursa’da yien bir etkinlik anı canlı performans
2017 İzmir Bornova’da bulunan Forum Bornova avm mothercare etkinliği 23 Nisan 2017
Aqua Fantasy oteli İzmir / Selçuk – Pamucak mevkii at dört nala koşarken
Aqua Fantasy Canlı performans 20 dakika renkli
ingiliz sevgililer
Ünlü Hakem AHMET AKÇAY anılarımızı tazeledik.
Gündüz gözüyle güneşli bir havada canlı performans şu mutluluğa bakarmısınız.?
Karikatür standım 2017 İzmir
2017 02. 08 Kuşadası

EN GÜZEL HEDİYE PORTRE “KARİKATÜR”

Evet en güzel hediye portre karikatürdür.

Neden ?

Portre karikatür kalıcıdır. Sevimlidir ,eğlencelidir .kalıcıdır.5 yaşındaki bir çocuğun karikatür çizdirdiğini düşünün 20 yıl sonra baktığında o güzel anıyı hatırlar unutmaz..!

Tıp kongreleri, avm ‘ler seminerler ,bayii toplantıları ,açılış törenleri, düğünler, festivaller, uluslararası şenlikler organizasyon şirketleri portre karikatür çizimlerini etkinliklerinize

dahil edebilirisiniz. Bunun için yapmanız gereken karikatürcüyle iletişime geçmek.

Lütfü Çakın 0534 789 54 38

E-posta lutfucakin6@gmail.com

Portre karikatür örnek çizimlerimi inceleyin lütfen bu karikatürler canlı performans hızlı çizimlerdir. Maksimum 15 dakika

Bazı “Hatıralar” insanı mutlu kılar..

Minik çocuk şaşkınlık içinde
10 dakikalım çizim
bu çalışma yirmi dakika içinde çizilmiş.
Siyah beyaz çizim 10 dakikada yapılmıştır.
Çocuklar karikatürleri çok severler.
Zeynep bebek henüz anlamaya çalışıyor.
Baba ve kızı güzel bir anı sakladılar.
Sizlerde etkinliklerinizde çalışanlarınızı yada konuklarınızı karikatür anısıyla taçlandırabilirsiniz.
Mutluluğa bakarmısınız ?
Dila’da teşekkür ediyor.
Bu çalışma 35 dakikalık bir çalışmadır.

Anneler günü etkinliği düzenleyebilirsiniz .

Anneler günü her yıl 8 Mayıs’ta kutlanır. İş yerinizde böyle bir etkinlik düşünürseniz karikatürcüyle iletişime geçebilirsiniz. Lütfü Çakın tel 0534 789 54 38

Sipariş karikatür sahibine gönderildi.

Fotoğraf Watsap üzerinden gönderilerek portre karikatürü çizildi.
Üsteki fotoğraf karikatür olarak çizildi bu gün içinde kargoya teslim edildi. Portre karikatür bir ömür boyu mutluluklar getirmesi dileğiyle

Müslüm Üzülmez’in yazısı “Gül,Gulan,Anam”

Gül, Gulan, Anam
Müslüm Üzülmez
 
“Bülbül konuştu yine: Buydu ilk kezki kısmetim
Âşık olmuştum güllere, kırmızı güldür sevdiğim
Yaram kangrenleşti, bundandır acı çektiğim” -Feqîyê Teyran
 
Gulan ayına girdik. Şimdi doğanın güzellik bakımından en zengin mevsimini yaşadığı zamandır. Hava, toprak, su, her şeygül kokuyordur. Ben, Diyarbakır Ergani’de anamın bahçesindeki güllükten çok uzakta olsam da, gençliğimin mekânında yaşananlar hayâlimde canlıdır. Gündüzleri bağ,bahçe ve tarlalarında insanlar bereket tohumu alın terleriniekiyor; iğde ağaçlarında kuşlar şarkılarını söyleyip cilveleşiyor; arılar kendi kanatlarından yayılan müziğinritminde gezinerek bal özü ve polen alacakları çiçekleriarıyordur. Makam Dağı’ndan esen çiçek kokulu rüzgâr tatlı şarkılarını söylüyor; gül fidanları yaprak, tomurcuk ve açmış gülleriyle gökyüzüne görünmez bir biçimde gönderdikleri renk ve kokularıyla güneşe sevgi ve şükranlarını sunuyordur.Belki “tanrı gözlü” bir yılan da bir gül fidanının yanında güneşin kudretine sığınmış ısınmanın tadını çıkarıyordur.Geceleri ise aşk ateşiyle yanan yıldızlar muhakkak güllere çapkınca göz kırpıyordur. Daha neler, neler…
 
Gulan ayına girdik. Şimdi güle duyulan hasretin tam giderileceği zamandır. Ama ben ve kardeşlerim bizim bahçedeki güllerden çok uzaktayız. Ne güllere dokunabilir, ne rengini görebilir ve ne de koklayabiliriz. Sosyal gelişmeye paralel tespih taneleri gibi dört bir yana dağıldık, doğduğumuz topraklardan koptuk/ koparıldık. Her şey gibi güller de çok uzaklarda kaldı. Bulunduğum kentte bir başkasının evinde yaşıyormuş gibi hissediyorum kendimi.
 
Gulan ayına girdik. Şimdi güllerin gönüllerde açtığı zamandır. Hava Anam olsaydı, gülleri seyrederek sevinç ve hüznü birlikte yaşardı. Anam yok artık, güllerin en çok açtığı bu güzelim gül ayında, 2 Mayıs 2021’de gülleri ve bizleri bırakıp öte dünyaya, Cuma babamın yanına gitti: Güller, bahçe, ben,kardeşlerim ve gençler yetim kaldık. Cesare Pavese sanki anamın bahçesini anlatır dizelerinde: “Her ağacın kendi soğuk teri var gölgede/ ve tek bir tarla var artık, hiç kimse için ve herkes için.”
 
Gulan ayına girdik. Şimdi güllerin güzelliğinin en aşikâr olduğu zamandır. Ama güllerin bu mucizevi güzelliklerinisürdürebilmesi, aşk duyguları yaratabilmesi için bakımıgerekir. Yoksa güllük dikenlik olur. Bizim güllük şimdilik dikenlik değil ama emanet ellerde, ne Hava Anam var bakacakne de (görev yeri değiştiği için) kardeşim Şadan. Ata yadigârı evimizin kapısı bile kapalı şu an.
 
Gulan ayına girdik. Şimdi gül kokusundan sarhoş olunacakzamandır. Ben ve kardeşlerim bu kokudan mahrumuz, çok uzaklardayız. Şadan uzaktan güllerin kokusunu alabiliyor mu, bilemiyorum. Bildiğim, gülleri içimizde en çok seven ve bakımlarını hevesle yapanın Şadan olduğudur. Herkes bu nedenle güllüğe “Şadan’ın Gülleri” derdi. Gülün müridi kardeşim şimdi gurbet elde görev yapıyor. Şayet Ergani’de olmuş olsaydı; içleri arı sesli güllerin içinden çıkmaz,köklerini kazar ve temizler, ayrık otlarını ayıklar, zararlı böcekve hastalıklara karşı ilaçlamasını yapar ve gübrelerini verir, budamalarını yapar, kurumuş ya da fazlalık oluşturan dalları keser, damlama sistemindeki su borularını kontrol eder ve su akışlarını ayarlardı. Şadan da benim gibi şimdi çok uzaklarda… Güller sahipsiz gibi… Tanıdıkların bakımına muhtaçlar…
 
Gulan ayına girdik. Şimdi aşk ve şiirin gülle bezeneceğizamandır. Aşk ve şiir gülsüz olmaz. Ehmedê Xanî, Mem û Zînadlı ünlü divanında “aşkın etkisinin niteliğini” açıklarken: “Gül hiç güllere olur mu âşık!” diye iki güle (Zîn ve Sitî’ye) sorar. Ve bu sorudan önce de, Dadı’nın ağzından, eril bülbülleri hatırlatırcasına, “Beşerin meyli için elbet beşer gerek/ Ama siz kızlar için genç erkekler gerek” diyerek,olması gerekeni açıklar. İranlı şair Ferûğ Ferruhzâd ise, aşkın güzelliğini ve yıkıcılığını bir kadın olarak hem yaşar ve hem de cesaretle bunu şiirlerinde anlatır. Sevgilisiyle buluşmasını,hamile kalış hikâyesini anlattığı “kırmızı gül” şiirinde şunları yazar: “o beni kırmızı gül bahçesine götürdü/ ve karanlıkta ıstırap dolu saçlarıma kırmızı bir gül/ taktı/ ve sonunda/ kırmızı bir gül yaprağı üzerinde benimle uyudu”.
 
Gulan ayına girdik. Şimdi güllerin ellerde bayrak olacağızamandır. Gül ayının ilk günü, yani Yek Gulan/ Bir Mayıs,İşçi ve Emekçinin Bayramı’dır. Meydanlarda hak ve özgürlük taleplerinin yükseltildiği, yasak ve baskılara başkaldırışgünüdür. İşçi sınıfının nicelik ve nitelik olarak güç kaybetmişolması, emek örgütlerinin günün koşullarına uygun bir programlarının olmayışı, sınıf bilincinden yoksun ve bölünmüş olunması, pandemi, kötülük ittifakının hükmettiğimerkezi yönetimin otoriter baskıları bu güzel günün bir şenlik havasında kutlanmamasının bahanesi olamaz. Gül ayındayızçünkü. Bir Mayıs/ Yek Gulan, doğanın canlandığı; çalışan, üreten ve düşünen insanların yeniye ve güzelliğe olan inancının tazelendiği, mavi damarlarda kırmızı kanının kaynadığı gündür. Emeğe saygı duyan biri olarak, Bir Mayıs/Yek Gulan Bayramı vesilesiyle, akıl ve emeğe inanan, özgürlük ve bilginin peşinden giden, demokrasi ve adalet mücadelesini şiar edinen tüm güzel insanların bayramını en içten duygularımla kutluyorum.
 
Gulan ayına girdik. Şimdi güllerin devrim renginde olduğu zamandır. Yürüyüşlerde, mitinglerde, cenazelerde, mezarlıklarda, sevgililerin buluşmasında, nişan ve evliliklerde, şarkılarda, türkülerde, şiirlerde bizim için gül hep baş sıradadır. Gül aşk, sevgi ve devrimin imgesidir. Hava Anam belki de bu nedenle kırmızı gülleri ve devrimcileri seviyordu;gençleri kendi çocukları gibi sahipleniyordu. Ana yüreği hep genişti, yıllar ruhunu söndürmemişti. Herkese kapısı daima açıktı: Kaymakama da, devrimcilere de, delilere de… Çok insan ekmeğini yemiş, çayını içmiştir onun. Mehmet Şah Yıldız’ın deyişiyle; “O bir Ana Gorki idi.” Vefatının birinci yıl dönümünde anamı saygı, sevgi ve özlemle anarken, Hilmi Yavuz’un “devrim” adlı şiirini sanki mezarı başındaymışım gibi anısına hürmetle dua niyetine okumak istiyorum:
 
Bir gülün açılması devrimdir
Bildiğin anladığın bir devrim
Kimbilir nereye varmışlığımız
Bir av sonu ağırlayan gözlerim
Seni anmak öyle kolay değildir
Denizler: biraz çocuk kalmışlığımız
 
Bir gülün açılması devrimdir
Bildiğin anladığın bir devrim
Gecede bir bozkır kalmışlığımız
Bakışları ağırlayan seslerim
Sana bakmak öyle kolay değildir
Simgeler: en çocuk yanlışlığımız